Başarı Mektupları

Ağrılı Cinsel İlişki – Herşeyin Çaresi Var, Önemli Olan Doğru Yer

Ağrılı Cinsel İlişki - Herşeyin Çaresi Var, Önemli Olan Doğru Yer

Ağrılı Cinsel İlişki Tedavisi Gören Kadın Doğum Uzmanı (Jinekolog) Olan Bir Hastamız

Mesleği: Doktor (Kadın Doğum Uzmanı)
Vulvar Vestibulit Sendrom (Ağrılı cinsel ilişki)

İnsanların çare bulmaya geldikleri bir insanken, ‘’çaresiz’’ bir insan konumuna düşmek o kadar kolay ve çabuk olabiliyor ki…

‘’… kadar zamanlık evliyim doktor hanım, ama eşimle birlikte olamıyorum, çok canım yanıyor vb.’’ gibi şikayetlerle gelen hastalarımın acaba ne kadarına ne derece yardım edebildim sorusu şu an aklımı kurcalıyor.

Evet, doktorum. Hatta sadece doktor da değil, kadın hastalıkları ve doğum asistanıyım ve Türkiye’nin en büyük kadın doğum hastanelerinin birinde ihtisas yapmaktayım. Ama terzi kendi söküğünü dikemiyor işte bazı zamanlar…

Yaklaşık 10 yıllık birlikteliğim olan sevgilimle evleneli henüz 2 ay bile olmadı. İlk gençlik yıllarında tanışan biz, beraber büyümüş birçok ilki beraber keşfetmiş ve kendimizce yeterli ve tatmin edici bir cinsel hayatı da paylaşmaya başlamıştık. Cinsel konularda normalin üstünde bir merak sonucu ortalamanın üzerinde bir bilgiye sahip olan ve çok fazla tabusu da olmayan ben, nedense iş cinselliğin gerçek anlamda ilişkiye girme kısmına gelince tıkanıyordum. Modernlikle inancın, şehvetle günahın, kendimizle toplumun arasında sıkışıp kalan birçok arkadaşım gibi ben de kendime değişik bir orta yol çizmiştim. Ama ben de sevgilim de mutluyduk ve bir yandan da evliliğimizin sevgili olduğumuz günlerden bir farkı olsun istiyorduk. Bu nedenle yaklaşık 10 yılımızı girişimsel olmayan bir cinsellikle geçirdik.

Ha, ilk gece korkum yok muydu? Elbette vardı ama canım yanar mı, kendimi kasar mıyım gibi sorulardan çok daha mesleki konularla ilgiliydi korkum. Koit yırtığı olur muyum, kanamam çok olursa hangi hastaneye gideceğim, kendi hastaneme gitsem rezil olurum vb.

Ve o gün geldi çattı; mükemmel bir ortamda üstüne ihtisas yapmışçasına hâkim olduğumuz bir ön sevişmeden sonra ( ne de olsa 10 yılımız bu havada geçmişti) ikimiz de ‘’o ana’’ hazırdık. Heyecanlı ve hazırdım ama heyecanım bir çığlığa dönüştü. Öylesine bir acıydı ki, acı da değil yanma! Kibritle yakıyorlardı vajen girişimi! Bir süre denedik birçok şekilde, mümkün değil! Çok az bir birleşme olsa bile bir süre sonra gözlerimden yaşlar geliyordu acıdan. Oysaki ben hiç böyle hayal etmemiştim. İnanılmaz bir hayal kırıklığıydı… Eşim de ben de şaşkındık… 2 sağlıkçı, öyle birbirimize baktık, ne yapsak sorun ne bilemedik. Bir süre sonra acıdan kendimi kasmaya başlayınca önce sorunun ne olduğunu çözmeye karar verdik. Zavallı eşimin tek derdi benim gülümsememdi. ‘’Tamam hayatım, önemli değil olmasa ne olur sanki seni çok seviyorum’’ diyip duruyordu. Ama ben kafaya takmıştım artık!

İlk işim aynanın karşısına geçip kendimi muayene etmek oldu. Tam vajinal girişin etrafında, kızlık zarının (hymen) arka yanlarında, karşılıklı kızarık alanlar vardı. O alanlara dokunamıyordum bile, yanık gibi acıyorlardı! Koca koca kadın doğum textbooklarını açtım koydum önüme. Disparoni (ağrılı cinsel ilişki) kısmını arıyorum ama o kocaman kitaplarda bile öylesine kısacık anlatılmış ki hiçbir şey bulamıyorum! En sonunda hekimliğimi falan her şeyi bir kenara bırakıp geçtim internetin karşısına. Açıkçası bir kadın doğum doktoru olarak, kendimi böyle bir konuyu araştırmak için internetin karşısında bulmak, bana kendimi kötü hissettirdi. Bu benim için kendi kendime yetemezliğin kanıtıydı bir anlamda. Ama bu işi erteleyemezdim, hemen bir çözüm bulmalıydım.

Netteki araştırmalarım, koskoca kitaplara kıyasla çok daha işe yarar nitelikteydi. Kendime ‘’Vulvar vestıbulit sendromu’ (Ağrılı cinsel ilişki)’ tanısı koymuştum. Öncesinde yine kadın doğum doktoru olan arkadaşımla bu sorunu konuşmuş ve birçok arkadaşının benzer sorunu olduğunu ama bir çaresini bulamadıklarını, hatta bazılarının bu durumu kabullendiğini öğrenmiştim. Ama ben bu meseleyi çözmeye kararlıydım.

İşte bu sırada Süleyman Bey’in bu hastalığın tedavisiyle ilgili yazısı bir hayli ilgimi çekti. Soluğu Süleyman Bey’in yanında aldım. Bekleme salonunda, şu anda benim yazdığım gibi hastaların yazdığı mektuplar açıkçası beni çok etkiledi. Aşırı kalabalık bir hastanede alelacele baktığım hastalardan acaba kaçını hiçbir faydam olmadan evine yolladım sorusu içimi kemirmeye başladı. Çünkü bu konu gerçekten pek bilinen ve asistanlara eğitimi verilen bir konu değildi. ‘’Rahat ol, kasma kendini’’ demekle geçmiyordu maalesef vajinismus. Biz mümkün olduğunca hastalara yardımcı olmaya çalıştıysak da sanırım pek başarılı olamadık.

Neyse… Süleyman Bey ile görüşmem sonrasında kendime doğru tanıyı koyduğumu öğrendim. Doktor sandalyesinden o herkesin nefret ettiği hasta masasına geçmek gerçekten hiç hoş bir deneyim değildi! Ama neyse ki o masaya sadece tek bir kez yatmam gerekti ve tüm işlem boyunca Süleyman Bey gayet rahatlatıcıydı. Sorunlu bölgeler küçük bir cerrahi müdahale ile 15 dk.da çıkartıldı. İşlemden sonraki ilk 1 hafta hafif ağrı dışında hiçbir şikâyetim olmadı ve 1 ay sonra eşimle 10 yılın sonunda gerçek anlamda ilişkiye girebilmek muhteşem bir duyguydu. İlk birkaç seferde biraz yoğun olan ağrı giderek azaldı, azaldı ve 3 günün sonunda tamamen yok oldu!

İşin tıbbi kısmını geçtim; acı ve çaresizlik, her kim olursan ol, bir kadını ruhsal yönden o kadar etkiliyor ki… Ben bu işin doktoru olmama rağmen kendimi o kadar eksik hissettim ki kendime çare olamadım.

Tahmin ettiğim gibi vajinismusum yoktu. Bu nedenle problemi tespit edip, cerrahi tedaviyi uyguladıktan sonra başka bir sorunum kalmadı. Ama eminim ki vajinismusum olsa, Süleyman Bey onu da çözerdi. İyi hekimliğinin ve cerrahisinin yanında Süleyman Bey’de beni en çok mutlu eden şey müthiş etik duygusuydu. Bana her an meslektaşı olduğumu hissettirdi. Maalesef bu, biz doktorlar arasında giderek kaybolan bir duygu ve olgu. Ama Süleyman Bey’in karşısında, onun sayesinde hep çok rahat olabildim. Ve şimdi eşim de ben de onu sık sık sevgiyle anıyoruz  Sanırım bize en büyük düğün hediyesini o verdi, bize bir anlamda birbirimizi hediye etti  Ve bir doktor olarak doktor doktor gezip çaresiz kalmak yerine, ilk Süleyman Bey’in kapısını çaldığım için kendimi o kadar şanslı hissediyorum ki!

Belki inanmayacaksınız ama ilişkiye girememe veya ağrı şikâyetleriyle polikliniğe başvuran bazı hastalarımı artık Süleyman Bey’e yönlendiriyorum. Çünkü devlet hastanesi koşullarında bu tedavinin insanları iyileştirmek yerine daha çok çıkmaza soktuğunu biliyorum. Suçlu kimse yok aslında, mevcut hastane koşullarında daha iyisi mümkün olmuyor ne yazık ki…

Ama artık içim rahat. Şu anlık hastalarıma kendim çare olamasam da, çare bulabilecekleri bir yere yönlendiriyor olmanın iç huzurunu yaşıyorum. Biliyorum ve eminim ki onların da sorunları çözülecek ve hayatlarını birleştirdikleri insanla, ‘’tek bir beden’’ olmayı başarabilecek, bu muhteşem duyguyu tadabilecekler

Şu anda mümkün olduğu kadar çok kişiye bahsediyorum Süleyman Bey’den ki bunu da yaşan insanlar varsa çarelerini bulabilsinler diye. Ben şanslıydım; umarım siz de şansınızı ve inancınızı hiç kaybetmezsiniz…

Unutmayın! Her şeyin bir çaresi vardır, önemli olan çareyi ‘’doğru yerde’’ aramaktır…

Teşekkürler Süleyman Bey

Dr. T.B.

Yazar Hakkında

Süleyman Eserdağ

Süleyman Eserdağ

Jinekolog ve Cinsel Terapist Op. Dr. Süleyman Eserdağ 1969 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Manisa’da, Liseyi ise dereceyle kazandığı fen lisesi sınavından sonra İzmir Fen Lisesi’nde okudu.

Yorum Yaz