Başarı Mektupları

Vajinismus – Üç Günde Beş Yıllık Kabus Çözüldü

Vajinismus - Üç Günde Beş Yıllık Kabus Çözüldü

Vajinismus Tedavisi Gören Ankara’dan Bir Hastamız

Merhaba Süleyman Bey

Sizin gibi mesleğini çok seven donanımlı, deneyimli, güler yüzlü, anlayışlı, samimi, içten, mütevazı, bir hekim dünyada yok. Siz tek’siniz. Mevlana’nın beğendiğim sözlerinden birinde ‘’Senin bilgin karşındakinin anlayabildiği kadardır.’’

Dr. Süleyman Eserdağ’ın bilgisi tartışılamaz. Vajinismus konusunda sağlık sektöründe şarlatanlık yapan hekimler, ekran kirliliği yapan hekimler sizin ilminizden, bilgilerinizden, sizden gelip ders alsınlar. Günümüz şartlarında sağlık ticarete dönüştürüldü. Muayene ol, ücreti yatır, teşhis vajinismus, çözüm yok!

Hastasıyla birebir ilgilenen, kısa sürede %100 başarı sağlayan Dr. Süleyman Eserdağ hocam sizden Allah razı olsun benim evliliğim bitmek üzereyken kurtardınız. Rabbim de sizi bütün zorluklardan kurtarsın çok teşekkür ederim, size minnettarım.

Benim için çok değerlisiniz yaşam ümidimin, hayallerimin bittiği noktada dibe vuran balık misali beni o dipsiz kuyudan ellerinizle çekip çıkarttınız. 15 Haziran evlenme tarihiniz olacak demiştiniz. Benim için inanılması zor bir durumdu ama şimdi, bu mektubu yazarken size mutluluk gözyaşlarıyla yazıyorum. Sizin başarınızla ümitlerim yeşerdi hayallerim canlandı.

Beynimi benliğimi kemiren beni benden alan vajinismus kâbusu yok artık. Benim gibi vajinismus kâbusunu yaşayan arkadaşlar; Şu anda bu yazdıklarımı okuyorsanız emin olun doğru yerdesiniz, çünkü ben de kısa süre önce bu kâbusu yaşayan biriydim. Çok güzel bir duygu biriydim diyebilmek.

Eşimle üniversiteyi bitirdikten sonra tanıştım. 2 yıl flörtün ardından birbirimizi çok sevdik, severek evlendik. Buraya kadar her şey rüya gibiydi, çok güzel yıllar, günler yaşadım. Çok neşeli, eğlenceli, hayatı dolu dolu yaşayan, ümitsizlikten umuda doğru giden, kararlı, azimli, güler yüzlü ne istediğini bilen biriyken vajinismusu yaşamaya başlayınca bunların hepsi gitti. Özgüven bitmiş, umutsuz, mutsuz, hayatı sevmeyen, boş gözlerle bakan, kendimden geçmiş haldeydim. Beni, önceki beni çok istiyordum, ama bendeki ben benden çoktan gitmişti.

Eşimle 5 yıllık evliyiz yani 1825 gün kâbus gibiydi. İlk gecemiz olmadı kasılıyordum, korkuyordum, titriyordum, kendimi sıkmaktan dişlerimdeki dolguları kırdım. Eşim çok anlayışlı ve sabırlıydı, olur ümidiyle bekledik. Bu süreçte kas gevşeticiler, antidepresanlar, uyuşturucu kremler, uyuşturucu spreyler, buhara oturmalar, ama yine olmuyordu. Eşimi çok seviyordum ama onu mutlu edemiyordum, ben onu suçluyordum o da beni. Canım yanacak, yırtılacak, acile gideriz diye düşünmekten korkuları koca bir dağ gibi büyüttüm. ‘’Denizden korkan yılana sarılır.’’

Çaresizlik insanı cehalete iter. Biz de cehalete girdik. Hacı hocaya gitmeye karar verdik, gittik birliktelik olmasın diye bağladılar sizi dedi, vereceğim suyla banyo yapın suyu alırken de ücret ödüyorsun, ücret de tatminkârdı. Banyo yaptık, denedik olmadı. Sonra tekrar başka hacı hocaya gittik, bağlısınız (yarasa kanı) lazım açmak için nasıl bulalım bulamazsanız ben temin ederim yalnız 1,5 milyar ücreti olur tamam dedik ödedik, siz gidin ben arkanızdan bağlılığı çözeceğim eve gidince deneyin, denedik olmadı.

Ümitler tükenmeye başlamıştı ertelemeler başladı. Eşim bana dokunduğunda başım ağrıyor, yorgunum şeklinde her zaman bir bahanem vardı. Tatile gittik değişiklik olsun diye tatilden de keyif alamadım, çünkü beynimdeki sorun beni rahat bırakmıyordu. Tatil dönüşü jinekologa gitmeye karar verdim, muayene oldum, kızlık zarı çok kalın alınması gerekiyor bu şekilde birliktelik olmaz denildi. Operasyon geçirdim ayılınca ağlayarak eşime hemen çocuk yapalım demiştim. Çok ümitliydim artık. Dikişler alındı, denedik olmadı hüsran, hüsran… Bir süre kendime gelemedim, eşim de yıkılmıştı.

Sonraki günlerde eşimden habersiz (çünkü eşimin ümidi kalmamıştı) psikologa gittim. Psikolog almış eline kâğıt kalem sen papağan gibi konuş sonra ‘’rahat ol bu kadar büyütme’’ desin ilaç yazsın göndersin. Benim içimdeki fırtınayı dindiremiyor en önemlisi beni anlayamıyordu. Biraz da olsa sağlıklı düşünebiliyordum, yazdığı ilaçları kullanmamıştım. Psikolog vajinismus’ta hikâye olarak kalıyor bıraktım gitmedim.

Artık vajinismus olduğumu kabullenmeye yavaş yavaş başlamıştım çok zor oldu niye, nasıl, niye ben… Konduramıyordum. 14 yaşındaki çocuk bunu yapabiliyor ben niye yapamıyorum, oysaki ben hayatta her şeyin en güzelini yapardım (en) ciydim ama birlikteliği yapamıyordum.

Bir gün alışveriş merkezinde kitapçılara gittim. Vajinismus kitaplarına bakarken birini aldım. Bulunduğum şehirdeydi yeri doktorun. Aradım randevu aldım. Eşime söyledim umutlu değildi gitme yine olmayacak ama oyalanmak istiyorsan git dedi. Gittim muayene olmadan teşhis vajinismus, parmak egzersizleri ve kitap verdi. Okudum parmak egzersizlerini yaparken kadınlığımdan nefret ettim. Çok iğrenç ama yapmak zorundaydım yaparken kalbim yerinden fırlayacaktı. Kontrole gittim 15 gün sonra tekrar gel git-gel 6 ay sürdü, deneyebilirsiniz. Denedik yine hüsran yine sonuç yok. Çok az da olsa ümitliydim son tedavi de olmayınca artık ben bittim yaşamanın ne anlamı var intiharı bile düşündüm. Ama inancım bu düşüncenin önüne geçti. Eşimi çok seviyorum eşim de beni çok seviyor bu durumda sevgi yeterli olmuyor. Dokunmak istiyorsun yine olmayacak acıyacak yırtılacak korkuları beni geri itiyordu. 1825 gün geceler gözyaşlarımla sabahlıyordu, artık eşimin anlayışı sabrı bitmişti.

Bu durumumuzu hiç kimse bilmiyordu söylemedik eşim ve ben biliyorduk. Çevre bizi parmakla gösteriyordu, örnek çift mutlu mesut ama dört duvarların dili olsa da konuşsa bu süreçte çok güzel rol yapmayı öğrendim ve yapıyordum da.

Aileler, çevre çocuk var mı diye sormaya başlamıştı her soruda geçiştiriyordum. Çocuk sorusunu kim sorarsa değer verdiğim insan da olsa nefret ediyordum sorudan da, sorandan da. Biz daha birlikte olamadık ki çocuk yapalım tabi diyemiyordum. Çevremi çok daraltmıştım hiç kimseyle görüşmüyordum, tamamen kapatmıştım kendimi. Beni en yakın tanıyanlar ailem dostlarım ne oldu sana evlendikten sonra tamamen değiştin biz evlenmeden önceki seni istiyoruz dediklerinde hemen lavaboya gidip ağlıyordum yüzümü yıkayıp dönüyordum. Rol yapmaktan çok yorulmuştum. Anlatamadım, anlatmadım. İçimdeki volkan nefesimden çıkacak gibiydi. Her yolu denedim ama kurtulamadım vajinismus kâbusundan.

11 Haziran’da internette araştırma yaparken vajinismus’a son 3 günde %100 başarı Dr. Süleyman Eserdağ. Siteyi açtım inceledim vajinismus başarı hikâyelerini okuyordum. Bunları kendileri yazdı herhalde bu kadar başarı olur mu, olmazdı. Ama Süleyman Bey doktordu yazar değil ki. Okumaya devam ettim, okudukça her hikâyede benim yaşadıklarımı anlatıyordu, beni anlatıyordu. Düşündüm gideyim, gitme, git, gitmeleri yaşarken birden cesaret geldi aradım.

‘’Hera Klinik Senem ben buyurun’’ dedi ses çok güzel samimi geldi durumumu anlattım anlatırken de ağlıyorum beni biraz sakinleştirdi Senem’ciğim. Güvensizliğimi belirttim, Süleyman Bey’e aktardı konuştum ama hala güvenemiyordum. 12 Haziran’a randevu aldım, ne kaybım olur muayene ücreti kaybım olur zaten gereksiz yerlere neler vermiştim. 3 gün cazip geldi kısa bir süre eşime söylemedim. Gerek görmedim çünkü sonra çok üzülüyor ben üzülsem de önemli değil.

Umutsuz şekilde kliniğe gittim, zile bastım Senem’ciğim o güzel güler yüzüyle açtı kapıyı hoş geldiniz dedi ‘’içimden bu neden bu kadar ilgili benimle güler yüzlü beni tanımıyor bilmiyor’’ Oturdum. Süleyman Bey’in hastası çıkınca sizi alacağız dedi. Ayla’cım geldi hoş geldiniz o da güler yüzlü. Bunlar kafayı yediler herhalde çünkü böyle bir klinik görmedim dedim.

Beklerken nefes alamıyordum, daralıyorum patlayacağım gideyim buradan diye düşünürken Ayla tecrübeli durumumu anladı. Senem’ciğim güzel elleriyle çay getirdi, çay içerken form doldurduk. Biraz sohbet ettik çok cana yakınlar Senem ve Ayla. Doğru yerdesiniz merak etmeyin dediler. Ama ben içimden tabi yanında çalışıyorsunuz iyi olmasa da kötü mü diyeceksiniz diyordum. Etrafa boş boş bakarken Ayla’cım buyurun sizi alalım dedi. Koridordan giderken ayaklarımı zorlayarak gittim girdim içeri Süleyman Bey’le tanıştım, kendinden emin, çok rahat, sakin, böyle doktor görmedim ki hayatımda.

Nasıl konuşmaya başlayacağım diye düşünürken profesyonel bir yaklaşımla 10 saniye bir muayene yapacağını söylediği an ayaklarıma kadar ter değil su olmuştum. Muayene sonrası değerlendirme yaparım demişti. Ayla’cığım muayeneye hazırladı, sakinleştirdi, rahatlattırdı. Süleyman Bey geldi, böyle muayene yok abartmıyorum çok kibar bir yaklaşımla 10 sn.de bitti. Tekrar odasına döndüm anlatmaya başladım, anlatırken ağlıyorum yılların birikimi, kamburunu paylaştıkça rahatlıyordum. Sanki Süleyman Bey’i yıllardır tanıyor gibiydim, insan sıkıntısını anlatırken rahatlar ya, ben o rahatlığın içine giriyordum. Dakikalarca anlattım, sonra Süleyman Bey sorununuzu (yani vajinismusu) 3 günde çözeriz dediği an benim gözler şaşı oldu. 3 günde nasıl çözülür gitmediğim yer kalmadı 5 yıldır vajinismusla mücadele ediyorum, 3 günde olmaz inanamadım.

‘’Yanlış, gereksiz tedaviler gördünüz, bunun neticesinde güveniniz kalmadı. Ben size senet imzalatmayacağım, başarısızlık diye bir şey yok ki olursa para iadesi yapacağım’’ demişti. Ve siz acıyacak yırtılacak korkularınızdan dolayı eşinize güvenmiyorsunuz dediği an evet, evet gerçek buydu benim içimdekileri birer birer ortaya çıkartmıştı. Artık çok emindim doğru yerdeydim hiçbir soru işareti kalmamıştı.

Tamam, hocam tedaviye başlıyorum, 13 Haziran 13.30’da randevu aldım, tarihe bakın nasıl uyumlu. Eve gittim eşim işten geldi yemek yedikten sonra nasıl anlatacağımı bilemiyordum. Cesaretimi toplayarak ben bugün Hera kliniğe gittim dediğim an kıyamet koptu evde. ‘’Bu konuyu kapat olmuyor, olmayacak da uğraşma artık!’’ Yarın randevum var sen de gelmelisin dediğim an, hayır gelmeyeceğim, gitmeyeceksin kapat bu konuyu dedi. Biraz sakinleşsin diye mutfakta sigara çay içiyordum, mutfak kahvehane oldu. Gözyaşlarım masadan yere damlıyordu. Sabah eşim işe giderken gözlerimi gördü, bildiğiniz davul, çok üzüldü. ‘’Bugün gideceğim, sen de izin al gel, bu son, olmazsa daha uğraşmayacağım’’ dedim. Ben ilk defa çok kararlıydım. Süleyman Bey bana güven verdi, bu işi Süleyman Bey çözecekti. Bendeki kararlılığın eşim farkındaydı. Yalnızca ben tanışayım ikna olursam olur, ikna olmazsam olmaz dedi. Çok emindim ikna olacağından, ben güvendiysem eşim de ikna olurdu.

13 Haziran 13.30’da eşimle gittik. Horoz edasıyla Süleyman Bey suçluymuş gibi bakışları vardı. Artık eşim kimseye güvenmiyordu, inanmıyordu, Süleyman Bey’le konuştukça rahatladı, güvendi tamam dedi canım tedaviye başla.

Rahat bir nefes almıştım Ayla’cığımla odadan çıktık. Güler yüzü, tecrübesiyle ilk seansı bitirdik. Kendime inanamıyordum, eşim bendeki değişikliğe inanamadı. Bayılıp ayılan ben, ev ödevleri ve egzersizlerde 1. Günde aslan kesildim.

14 Haziran’da tekrar gittim isteyerek ve severek. Klinik çok güzel, aile ortamı. İstediğin zaman balkona çık, hava al, çay kahve iç, Senem’ciğim ve Ayla’cığımla sohbet et. Ayla’cığıma bugünkü seans nasıl olacak diye sorduğumda sürpriz, asla söylenmez dedi. Sakin ve narin yaklaşımla hayatta yapamam dediğin her şeyi yapıyorsun. 2. Seansı başarıyla bitirdim eve döndüm. 2 günde bu nasıl oluyor diye eşim hayretler içindeydi.

15 Haziran büyük gün, son seans. Ayla’cığım tamam artık seanslar bitti geçmiş olsun dedi. Eşim de gelmişti. Süleyman Bey’le görüştük, evet tedavi bitti ilişkiye girebilirsiniz dedi. Uzun uzun konuştuk klinikten ayrıldık eve giderken başaracağım dedim. Az da olsa şüpheler vardı ya olmazsa diye. Olacak, olacak diyerek eve gittik.

Yemek yedik eşimle göz göze gelemiyorduk ya olmazsa diye. Biraz dinlendikten sonra kalktım yapmam gerekenleri yaptım. Eşimin yanına gittim korkarak yaklaşmadım artık daha emindim yırtılacak acıyacak diye yıllarca büyüttüğüm 5 yıllık kâbus 2 sn.de bitti. Ne acı, ne korku hiçbir şey yok, bu kadar basit miydi? Acısız sızısız eşimle birlikte oldum. Bunun rahatlığını, güzelliğini, huzurunu, eşimin gözlerindeki parlaklığı hiçbir şeye değişmem. İnanamıyordum, rüya mı gerçek mi, hayal mi inanamıyordum. Havalara uçuyordum, bu nasıl bir huzurdu hiç yaşamamıştım. 3 günde 5 yıllık kâbus çözülür müydü? Dr Süleyman Eserdağ olursa çözülür. İnanmak zordu, ben başardım yaptım. Allahım sana şükürler olsun.

Hocam size ve ekibinize çok teşekkür ederim, çok sayıda evlilikleri kurtardınız.

Yazar Hakkında

Süleyman Eserdağ

Süleyman Eserdağ

Jinekolog ve Cinsel Terapist Op. Dr. Süleyman Eserdağ 1969 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Manisa’da, Liseyi ise dereceyle kazandığı fen lisesi sınavından sonra İzmir Fen Lisesi’nde okudu.

Yorum Yaz